WESAR ,WESARE İSLOM U ZAZAYONO
  BİRLİK VE DİRLİK DOSTA VE DÜŞMANA KARŞIDIR
 

BİRLİK VE DİRLİK DOSTA VE DÜŞMANA KARŞIDIR

Günümüzda yaşadığımız toplumda Türkçe çok güzel müzikler , şiirler ve edebiyat ürünleri var.Kürtçe çok güzel müzikler ,şiirler,atasözleri ve edebiyat ürünleri var.Peki zazaca edebiyat ürünleri,müzikler,şiirler ve edebiyat ürünleri neden çok az hiç düşündük mü ?Hatta zazaca müzik yapanların bazılarının müziklerinin diline bakmadan zazacaya karşı tavır almaları nedendir ?

Türkçe nin Kürtçenin güzel eserleri var bizim zazacamızın neden yok derken kesinlikle bir kıskançlık hased veya kin hedefiyle söylemiyorum.Var olsun eserleri o dillerde yok olmasınlar onlar da canlı bir şekilde yaşasınlar.Fakat, neden zazacanın yok veya yok hükmünde ?

En önemli neden dıştan mı geliyor yoksa içten mi ? Devlet okullarında Türkçe öğretilmesi ve Türkçe’nin tek devlet dili olması zazacanın yok olma eşiğine gelmiş olmasının başlıca ve tek nedeni midir ? Kürt ırkçısı tezlere iman etmiş olanlara bakarsanız size bunun gibi bir cevap vereceklerdir.Bu kesim o kadar ahmaklaşmıştır ki her kötülüğü devletten bilmektedirler.

Okullarda ve resmi iş ve işlemlerde Türkçe konuşulduğu bir gerçektir.Bunun kişilerin ana dili üzerine yapacağı etki de açıktır.Fakat, özel alanlarda evde işte sokakta Zazaca konuşmayı yasaklayan herhangi bir kanun maddesi var mı ? Hayır.Yasal hiç bir zorunluluk olmamasına rağmen önemli sayıda insanımız özel alanlarda kendi istek ve rızalarıyla batıda yaşıyorlarsa Türkçe doğuda yaşıyorlarsa Kürtçe konuşmaktadırlar.Tabii batıdaki doğularda diğer bir tabirle doğuluların ( kürt,arap,zaza ve diğer ) yaşadığı yerlerde de bazı zazalar kendi istekleriyle kendi aralarında Kürtçe konuşmaktadırlar.Bu durumda zazacanın yok olmasındaki en önemli sebep insanlarımızın kendi rızalarıyla Zazaca konuşmayı terk etmesi olarak ortaya çıkmaktadır.

Zazacaya yeterince sahip çıkmadığımız ortada güneş gibi açık olan bir gerçektir.Bazılarımız büyük ( ! ) işler başarma peşine düşüp hiçbirşey yapamayarak olduğu yerde kalakalmaktadır.Bazılarımız benlik kuyusunun içinden bir türlü çıkamamaktadır.Aynı düşünce ve hedefe ait birden çok facebook grubu ve sitesinin varlığı bunun kanıtıdır.Zazalar da “biz” dü şüncesi yoktur veya yok hükmündedir.Bazılarının durumu daha da acıdır.Çok aşırı iddialarla ortaya çıkan bazıları bugün birzamanlar sözde karşı çıktıklarının uydusu haline gelmişlerdir.Kürdi halklardanız demek gibi bir aşağı duruma yuvarlanmışlardır.Zazaca müzik yapan bazı sanatçıların da zazacaya karşı çıkanlar cephesinde hatta bazısının buna ek olarak İslam düşmanlığı noktasında da yer almaları bir başka derin çelişkidir. Bu konuyu ileride başka bir yazıda ele alacağım için şimdilik burada bu konuya nokta koyuyorum.

Zazaca üzerindeki en önemli tehdit Kürtleşmek tehlikesidir.İlginçtir bu tehlikeye bazı Türkler de destek vermektedir.Zazaları Kürtlerin bir kolu ve zazacayı da Kürtçenin lehçesi saymaktadırlar.Hatta bakınız NTV yayınlarından çıkan Diller Atlası kitabında zazaca yok sayılmakta ; Kürtçe ise var sayılmaktadır.Bu durum zazaların Kürtleştirilmesi tehlikesinin bir yönünde bazı Türklerin de yer aldığını göstermektedir.

Devlette bazı makamları işgal etmiş olan Ergenekon çetesinin “ En iyi kürt, ölü kürttür” tarzındaki söylemleriyle ; yaptıkları işbirlikli cinayetlerle ; yaptıkları komplolarla ; hatta Mevlana Kürtleri Görseydi Gelmeyin Derdi gibi facebook gruplarıyla sağladıkları lojistik destekleriyle de insanlarımızın bir kısmı tepki göstereceğini zannederken kendilerini kürt ırkçılarının kucağında bulmaktadır.Bu yolla kendi izzet ve şerefini kurtaracağını zannederken zazacayı Kürtçenin lehçesi gösterenlerin yanında yer almaya başlamaktadır.Bunun ardından da hızla Kürtleşmekte hatta o derecede ki zazacanın ayrı bir dil olduğunu savunan zazalara düşman olacak derecede alçalabilmektedirler.

Zazaların yaşadığı fakat kürt ırkçısı zihniyetin eline düşmüş olan Dicle, Lice gibi zaza yörelerindeki soydaşlarımıza baktığımızda büyük çoğunluğunun Kürtleştiği açıkça görülmektedir.Hatta Palu yöremize bu mikrobik düşünceyi bulaştırdıkları Palulu zazalardan biri bir zaza grubunda zazacanın Kürtçenin lehçesi olmadığı savunulunca burada kürt düşmanlığı görüyorum demek gibi bir rezilliğe düşebilmektedir.İnsanın kendi evi yanarken evini yakanlara ev sahiplerinin karşı çıkmasına veryansın etmesi ne kadar acınılacak bir durumdur.

Zazaların bu konuda karşılaştığı olgulardan biri de devrimcilik şeklindeki düşünceye bir şekilde kapıldıktan sonra Kürtçülere karşı bir zaaf içine düşmeleridir.İnsanlarımız önce Kürtçü sonra devrimci olmuyor ; önce devrimci / solcu oluyorlar .Akabinde de devrim aşkıyla Kürtçülük akımına kapılıyorlar.Ve neticede Kürtleşerek zazalıklarını kaybediyorlar.Bu genel itibariyle böyledir.

Zazaların bir kısmı ise hep zazalar arasında yaşadıkları için Kürtçülerin Zazalara karşı yaptıkları aşağılama ve dışlamaya maruz kalmadıkları ve bazı kürt ırkçılarının kendilerini polise dövdürterek hatta karşısına geçip küfrederek kendilerini coplatma ve de bir kısım kürt ırkçısı gösterici veya eylemcileri kendileri öldürtüp suçu devletin üzerine atarak duygu sömürüsü yapma yollu kompolarına aldanarak onları mazlum zannedip kendi cellatlarının safında yer almaktadırlar.Alçakça bir şekilde Zazaca Kürtçenin lehçesidir diyenlerin ve ele geçirdikleri zaza yörelerindeki zazaları Kürtleştirenlerin destekçisi olmaktadırlar.Bu durumu da bir kahramanlık zannetmektedirler.Ne zavallı ve ne kokuşmuş bir mantık.Ayrıca bu durumda bir kısım aşırı Türkçü devlet görevlileriyle Ergenekoncu bazı devlet görevlilerinin bunlara işkence ederek onları mazlum konumuna geçirerek kürt ırkçılarının güçlenmesine sağladıkları destek de bir başka gerçektir.

Yazının buraya kadar olan kısmı aslında yazılmayabilirdi.Fakat maalesef zazaların bir kısmında düşüncelerde kararsızlık şeklinde bir düşünsel hastalık bulunduğundan bunları yazmak gerekliydi.

Yaşadığımız ülkede zazacanın önüne engel çıkaranlara ve onu yolundan saptırarak bozmaya çalışanlara baktığmızda Kürt ırkçılarını ve Ergenekoncuları görmekteyiz.Kürtçüler onu kendi lehçeleri yaparak zazaları sömürme ve asimile etme yoluna giderken Ergenekoncular da Hem Kürtler üzerinde yaptıkları sözde baskılarla hem onlara lojistik cephane ve istihbarat desteği sağlayarak İnsanları kürt ırkçılarının kucağına itmektedir.İnsanlarımızın onların bu ajitasyonlarına karşı uyanık olmaları gerekmektedir.Fillerin çimendeki cilveleşmelerinde taraf tutmak şeklindeki bir ahmaklığa düşmemeleri gerekmektedir.Ergenekoncuların zazacaya yaptıkları bir kötülükde devletde ki demokratik açılımları engelleyerek veya sınırlayarak zazacanın ve diğer dillerin bundan yararlanmasının önünde engel olmalarıdır.Zaten Ergenekoncular ,Aziz dinimiz İslamın da düşmanlığını yapmakta ; başörtülü masum mazlum bacılarımızın üniversiteler de okumasının da önüne geçmeye çalışmaktadırlar.Herneyse….

İnsanların barış dostluk ve kardeşlik içinde yaşamalarını kim istemez ki..Fakat, bir insan evini soyan hırsıza çay ikram eder; hatta bununla yetinmez onun için bir de özel yemekler yapar giydiklerinden giydirirse o insanın ne kadar insancıl olduğundan değil ; ancak, ne kadar ahmak olduğundan bahsedilebilir.

Hayatın doğru yönde sürmesi ancak yarar ve zararı bilmekten geçtiği görüldükten sonra sosyal hayat içinde yaşıyoruz.Ne yapabiliriz? Sorusunun cevabına geçilebilir.

Doğrudur gündelik hayatta her türlü insanla ve her türlü düşünce ile karşılaşıyoruz.Peki , karşılaştığımız insanların her türlü düşüncelerini benimsiyor muyuz? Her iddialarına “evet” diyor muyuz?.Elbette ki “ hayır “ .Doğru buluyorsak “ doğru “ diyoruz.Yanlış buluyorsak “ yanlış “ diyoruz.Öyle ise neden zazaca lehçedir iddiasında ve iftirasında bulunanlara hayır diyemiyoruz. Zaza, kürttür iddiasına karşı bir insan “ hayır “ diyemiyorsa onun şerefli bir insan olduğundan nasıl bahsedilebilir ki .Aynı durum Zaza ,Türktür iddiasına ve iftirasına karşı hayır diyebilmek noktasında da zazaların tarihte kurduğu hiçbir devlet yoktur iddiasına ve iftirası karşısında da geçerlidir.

İnsani ilişkilerimizde düşüncelerine katılmadığımız herkesle kavgamı ediyoruz veya kavga etmemiz mi gerekiyor ? Hayır.İnsan kendi kanaatini düşüncesini ortaya koyar isbat eder.Karşıdaki kişiyle insani münasebetleri yine devam eder.Eğer ki bir kişi siz onun safsatalarına iftiralarına inanmadığınız kabul etmediğiniz takdirde sizinle münasebetlerini kesecekse zaten o arkadaş olmaya layık olmayan bir kişidir.Öylesi aşağı deredecedeki birinden size hiçbir yönden zarardan başka bir şey gelmeyecektir.

İnsan başkalarına hayır diyebildiği ölçüde kendi kişiliğini geliştirebilir.Aksi takdirde silik bir şahsiyet olmaktan ve ezilmekten kurtulamaz.Bir Zaza başka durumlarda “ hayır “ diyebiliyor fakat zazaca için “ hayır “ diyemiyorsa onun yanında Zazacanın hiç bir önemi yok demektir.O takdirde Zazalık iddiasında bulunması da bir yalandan ibarettir.

Zazacaya önem verirken kürt ırkçılığından ve aşırı Türkçülükten kaçınırken Zaza ırkçılığının içine de düşmemek gerekir.Zira , insanın değeri yaptığı iyi davranışlar ve güzel niyetlerle ölçülür.Onların yaptığının aynısını yapan Zazalık adına da yaparsa onlardan farkı olmayan biridir.

Türkler , yüzyıllarca İslamın kahraman bir ordusu olarak İslama hizmet etmişlerdir.Yüzyıllarca birbirlerini inkar etmeden İslam kardeşliği içinde yaşamışlardır.Bazı yanlış davranışlı ( ki dikkat edildiğinde bunların aynı zamanda İslam düşmanı olduğu da görülmektedir ) Türkler yüzünden bütün Türklere düşman olmak asla kabul edilebilecek bir olgu değildir.Kim ne derse desin Müslüman Türkler bizim kardeşlerimiz ve candan dostlarımızdır.Müslüman Zazalar ve Müslüman Türkler bir birinin can kardeşidir ve olmaya devam edeceklerdir.

Kürtlerin bir kısmının Kürt ırkçılığının pençesine düşmüş olması bütün Kürtlerin kötü olduğu terörist ve katil destekçisi olduğu anlamına gelmez.Müslüman Kürtler de yüzyıllarca Zazaların Zazalığını inkar etmeden İslam kardeşliği içinde yaşamışlardır.Müslümanlığı hayatının temel gayesi yapan PKK/DTP ye biat etmemiş olan Müslüman Kürtler de Müslüman Zazaların kardeşi , arkadaşı ve can dostudur.Kürt milletinin içinden Said Nursi gibi asrın İslam aliminin çıkmış olması tek başına Müslüman Kürt Milletinin sevilmesi için yeterlidir.

Osmanlının Yeniçeri Ocağını kaldırdığı zamana kadar hatta İttihat ve Terakki nin selefleri olan Genç Osmanlılar ve Jön Türklere kadar ülkedeki İslam unsurları arasında önemli bir sorun olmadan bu İslam kardeşliği devam etmiştir.İstisnayı teşkil eden az bir kısım devlet ricalinin yaptıkları hariç tabii ki..Bu İslam içindeki İslam kardeşliği bizim birlik ve beraberliğimizin yoludur.Bu konunun ayrıntısını başka bir yazıda yazacağım, inşallah.

Zazacamıza sahip çıkmak için sivil bir şekilde onu savunmalıyız.Popüler sanat ürünleri meydan getirmeliyiz.Zazacamız için elele vermeliyiz.Bunu da islama bağlı olarak helal dairesi içinde yasal bir şekilde yapmalıyız.Aksi takdirde dengesi bozulanların dengesinin bozulduğu gibi kendimizi ya Ergenekon a hizmet eder bir şekilde ya bir ırkçılık kuyusunda ya da bir başka iğrenç dipsiz kuyunun içinde bulmamız kaçınılmazdır.

Yaşadığımız Ülkede Türkiye ‘de birlik ve bütünlüğe ihtiyaç vardır.Ülkede ayrılıkçılık rüzgarları esmeye başlarsa o toz duman ortamında bazı zazaların ajitasyonlara aldanarak Kürtleşmesi veya Türkleşmesi kaçınılmazdır.Bir yangın çıkarmaya çalışanlar var.Zazacanın ve zazaların geleceği o yangını körüklemekte değil ; o yangını söndürmekte söndürmeye çalışmaktadır.Bunun yolu da yangın çıkarmaya çalışanların iş ve eylemlerine katılmamakta, insanlarımızı bu konuda bilinçlendirmekte ; devletin işini de devlete bırakmaktadır.Ülkede insan hakları , demokratikleşme ve islamın daha rahat yaşanması yönündeki adım ve atılımlar desteklenmelidir .Zazaca ile ilgili çalışmalarımızı güzelce yapmamız ; taleplerimizde ciddi olup ciddi talepleri devletten inatla ve ciddiyetle istememizdir.








Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Siten:
Mesajınız:
 
  Bugün 88260 ziyaretçi (224702 klik) kişi burdaydı!
WİDYOYE CAYU ŞAARONDE ZAZAYO ( ZAZA YÖRELERİ VE ŞEHİRLERİ VİDEOLARI)

DÊRYE ZAZAÎ

WIYAYIŞ
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=